Akademik Birisi
Akademik gelişim, yüksek lisans, doktora, tez yazımı, tez seçimi, akademik araçlar, kişisel gelişim
Akademik gelişim, yüksek lisans, doktora, tez yazımı, tez seçimi, akademik araçlar, kişisel gelişim
Ana Sayfa All posts
Tez konumla alakalı araştırma yaptığım sırada karşıma çıkan ve Türkçe olarak henüz hakkında yazılmamış olan bir konu hakkında sizi bilgilendirmek istiyorum.
Japonların günlük hayatlarında kullandıkları ve uyguladıkları bir motivasyon felsefesinin ismi "Gambaru". Kelimeyi ilk duyduğumda ne demek olduğunu arattım ancak türkçe bir kaynak bulamadım. Bu yüzden literatüre bir katkı yapmak gerektiği kanısına vardım.
Sözcüğün kullanışı daha çok bir iş yapış felsefesini anlatıyor. Hangi işi yapıyorsan yap, en iyisini yapmalı ve en iyi sonuca ulaşmalısın demek anlamında kullanılıyor. Bu sayede tüm Japon halkının motivasyonunu arttırmak için de bir kırbaç etkisi gösteriyor.
Bir öğrenci sınavlarına hazırlanıyor en yoğun şekilde çalışmalı ve en başarılı şekilde sınavlarından geçmeli. Bir futbolcu maç sırasında en yüksek performansını sergilemeli ve takımına başarıyı getirebilmeli. Bir işçi bir evin duvarını örerken en iyi ve nizamlı şekilde örmeli ve hata payı olmamalı.
Gambaru çalışma felsefesi japon şirketlerinde çalışanlar içinde çok yoğun bir şekilde kullanılıyor ve şatışların artmasına katkı sağlanması amaçlanıyormuş.
Bu kelimeyle alakalı kalıplaşmış bir atasözleri bile mevcut ingilizce "The monk who does not work should not eat.". Türkçesi ise "Çalışmayan rahip bile yememeli". Bu atasözü, birinin çalışması gerektiğine ve çalışan bir kişinin yaşayabileceği gerçeğine değinir.
Japon halkı, gambare terimini sıklıkla ve çeşitli nedenlerle kullanıyor. En azından günde bir kez güle güle derken veya bir mektubun sonuna temenni olarak bunu ekliyorlar. Japonlar bu ifadeyi, "Hedefinize ulaşana kadar lütfen sıkı çalışmanızı sürdürün" ifadesiyle birbirlerini teşvik etmek için kullanıyorlar.
Japonya'nın Kobe kentinde 1995 yılında meydana gelen depremden sonra Kobe halkının, şehirlerini yeniden inşa etmeleri ve hayatlarını yeniden inşa etmeleri için "Gambare Kobe" sloganı kullanıldı.
Bir önceki yazımda Prof Kitap isimli yayınevi hakkında sizlere gerekli bilgileri vermiş ve alışveriş sürecimden kitapların kalitesine dair bilgiler vermiştim. O yazıma buradan ulaşabilirsiniz.
Bu yazımda sizlere kitapların içeriği hakkında bazı izlenimlerimi aktarıcam. "Ben Dünya Tarihini Değiştirenler" setini satın almıştım.
Ele alınan konular açısından kitaplar akıcı bir şekilde ilerliyor. Genel olarak duyduğum ancak unuttuğum veya tam bilgiye sahip olmadığım konuları elimin altında bulundurmanın ve zevkle okumanın güzelliğini yaşıyorum.
Ancak okumalarım sırasında rahatsız edici ve insanın konsantrasyonunu bozan çok fazla kelime ve harf hatası ile karşılaştım. Öyle ki bazen cümlenin anlam bütünlüğünü tamamen bozucu kelimeler yanlışlıkla yazılmış. Noktalama işaretlerinin yanlışlığı insanın okuduğunu anlamasını zorlaştırırken bazen can sıkıcı bir hal alabiliyor. Ortalama olarak her 4-5 cümlede bir harf, kelime ve noktalama hatası ile karşılaşmak mümkün.
Ancak genel olarak konuya hakim olabiliyorsunuz. Yazılanların kesinlikle insan katkısı oluyor. Benim seçtiğim sette her 2-3 sayfada bir başka bir olay anlatıldığı için bu durumlar beni zorlamıyor ve okuma şevkimi kırmıyor. Roman ve polisiye ağırlıklı setler sattıklarını da biliyorum. Bu tür kitaplarda nasıl bir motivasyon bozukluğu ile karşılacağınızı bilemem.
Bu yüzden roman türlerinin çoğunun çeviri olduğunu hesaba katacak olursak profesyonel bir çeviri ekibinden yararlanmadılarsa kitap içinde kurulmuş olan cümleleri hayal bile etmek istemiyorum.
Bu kadar titiz çalışan, müşteri memnuniyetine önem veren bir kitabevinin bu tür yazım hatalarını görmezden gelerek kitapları basması üzücü. Piyasaya bu kadar iyi ve hızlı girmiş bir kitabevinin bu konuya dikkat etmesi gerektiği kanısındayım zira kitapları bir lise öğrencisine okutsalar bile fazlasıyla kelime düzeltmesi yapabilirler.
Makale okurken behavior kelimesini her gördüğümde acaba burada "u" kelimesini unuttular mı diye kendi kendime sormaktan alıkoyamazdım bu düşüncemi. Ancak tez konumu belirleme süreci içerisindeyken bol bol Organizational Behavior ile ilgilendiğim ve bu doğrultuda okumalar yaptığım için farklı farklı yerlerde bu iki kelimenin de kullanıldığını gördüm. Daha sonra internette ufak bir arama yaptığımda ise bu konuyla alakalı bir türkçe açıklama olmadığını fark ettim. Peki nedir bu fark ?
Behavior kelimesi Amerikan İngilizcesi'nde kullanılan hal. Yani Amerikan İngilizcesi'nde "u" yok. Ancak dünya genelinde daha çok tercih edilen ve kullanılan ise behaviour yani "u" nun olduğu hal. Aralarında ki tek fark bu bunun haricinde anlam ve kullanım ile alakalı bir farklılık bulunmuyor bilginize :)
Lütfen yorum yapmayı ve bu gibi yazıları anında okuyabilmej için abone olmayı unutmayın 😊✋